Taşeron Firmada Çalışan İşçiler Kıdem Tazminatını Asıl İşverenden ve Taşerondan Alabilir

Davalı şirketin işçilerinin aslında asıl işveren Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin işçileri olması

Davalılar arasındaki ilişki asıl işveren ve alt işveren ilişkisi olup, 6552 sayılı yasa değişikliği ve buna bağlı yönetmelik alt işverenlerin sorumluluğunu ortadan kaldıracak nitelikte olmayıp, davacının hüküm altına alınan kıdem tazminatından asıl işveren ve alt işverenler 4857 sayılı yasanın 2/6 maddesi uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden kıdem tazminatından sadece davalı asıl işverenin sorumlu tutulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. DEVAMI… “Taşeron Firmada Çalışan İşçiler Kıdem Tazminatını Asıl İşverenden ve Taşerondan Alabilir”

Uluslararası Tır Şoförlerinin Fazla Mesai Ücreti Davalarında Tanık Deliline İtibar Edilemez

Somut olayda davacının uluslar arası tır şoförü olarak çalıştığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yukarıda yazılı ilke kararında da açıkça belirtildiği üzere bu durumda davacı fazla mesai yaptığını yazılı delillerle ispatlamak zorundadır. Oysa bilirkişi tarafından davacının fazla mesai ücreti tanık beyanlarına göre hesaplanmıştır. Davacı fazla mesai yaptığını yazılı delillerle kanıtlamamıştır. Buna rağmen mahkemece fazla mesai ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozma nedenidir. DEVAMI… “Uluslararası Tır Şoförlerinin Fazla Mesai Ücreti Davalarında Tanık Deliline İtibar Edilemez”

Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacaklara Temerrüt Tarihinden İtibaren Faiz İşletilmesi

ÖZET: Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan ücret farkı, yıpranma prim farkı ve akdi ilave tediye farklı alacakları için Toplu İş Sözleşmelerinde öngörülen temerrüt tarihlerinden itibaren faiz işletilmesi gerekmekte ise de, davacının talebi daha azı olan emeklilik tarihi olduğundan, taleple bağlı kalınarak Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan bu alacaklara davacının emeklilik tarihi olan .. tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, dava-ıslah ayrımına göre faiz yürütülmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. DEVAMI… “Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacaklara Temerrüt Tarihinden İtibaren Faiz İşletilmesi”

Yıllık İzin Ücretinin Hesabında Davacının Sendika Üyesi Olmadığı Dönem Yönünden İş Kanunu Esas Alınarak Hesaplama Yapılması

Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hizmet süresi 19.07.2006-02.07.2013 tarihleri arası 2267 gün (6yıl 2ay 17gün) olarak belirlenmiş ve hak ettiği yıllık izin süresi toplu iş sözleşmesinin 56/1. ve 26/2. maddeleri esas alınarak toplam 103 gün olarak tespit edilmiştir. Davacının tüm çalışma dönemi yönünden toplu iş sözleşmesi hükümleri esas alınarak yıllık izin ücreti hesaplanarak hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, dosya kapsamı uyarınca davacı 19.01.2011 yılında sendika üyesi olmuştur. DEVAMI… “Yıllık İzin Ücretinin Hesabında Davacının Sendika Üyesi Olmadığı Dönem Yönünden İş Kanunu Esas Alınarak Hesaplama Yapılması”

Taşınmazın İmar Yenileme Alanında Bulunmasının Ortaklığın Giderilmesi Davası Açılmasına Engel Olmaması

TMK’nın 698/son maddesinde belirtilen “uygun olmayan zaman” TMK’nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralına göre, her paydaşın çıkarları gözetilerek mahkemece belirlenir. (HGK 30.04.1976 gün, 463 E. 1998 K.) Somut olayda dava konusu taşınmazın yenileme alanında kalmış olması uygun olmayan zaman olarak değerlendirilemez. Kaldı ki dosya içerisindeki belge ve yazışmalara göre belediyece şu anda herhangi bir imar yenileme çalışması da yapılmadığı anlaşılmaktadır. DEVAMI… “Taşınmazın İmar Yenileme Alanında Bulunmasının Ortaklığın Giderilmesi Davası Açılmasına Engel Olmaması”