Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacaklara Temerrüt Tarihinden İtibaren Faiz İşletilmesi

ÖZET: Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan ücret farkı, yıpranma prim farkı ve akdi ilave tediye farklı alacakları için Toplu İş Sözleşmelerinde öngörülen temerrüt tarihlerinden itibaren faiz işletilmesi gerekmekte ise de, davacının talebi daha azı olan emeklilik tarihi olduğundan, taleple bağlı kalınarak Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan bu alacaklara davacının emeklilik tarihi olan .. tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, dava-ıslah ayrımına göre faiz yürütülmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. DEVAMI… “Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacaklara Temerrüt Tarihinden İtibaren Faiz İşletilmesi”

Yıllık İzin Ücretinin Hesabında Davacının Sendika Üyesi Olmadığı Dönem Yönünden İş Kanunu Esas Alınarak Hesaplama Yapılması

Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hizmet süresi 19.07.2006-02.07.2013 tarihleri arası 2267 gün (6yıl 2ay 17gün) olarak belirlenmiş ve hak ettiği yıllık izin süresi toplu iş sözleşmesinin 56/1. ve 26/2. maddeleri esas alınarak toplam 103 gün olarak tespit edilmiştir. Davacının tüm çalışma dönemi yönünden toplu iş sözleşmesi hükümleri esas alınarak yıllık izin ücreti hesaplanarak hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, dosya kapsamı uyarınca davacı 19.01.2011 yılında sendika üyesi olmuştur. DEVAMI… “Yıllık İzin Ücretinin Hesabında Davacının Sendika Üyesi Olmadığı Dönem Yönünden İş Kanunu Esas Alınarak Hesaplama Yapılması”

Taşınmazın İmar Yenileme Alanında Bulunmasının Ortaklığın Giderilmesi Davası Açılmasına Engel Olmaması

TMK’nın 698/son maddesinde belirtilen “uygun olmayan zaman” TMK’nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralına göre, her paydaşın çıkarları gözetilerek mahkemece belirlenir. (HGK 30.04.1976 gün, 463 E. 1998 K.) Somut olayda dava konusu taşınmazın yenileme alanında kalmış olması uygun olmayan zaman olarak değerlendirilemez. Kaldı ki dosya içerisindeki belge ve yazışmalara göre belediyece şu anda herhangi bir imar yenileme çalışması da yapılmadığı anlaşılmaktadır. DEVAMI… “Taşınmazın İmar Yenileme Alanında Bulunmasının Ortaklığın Giderilmesi Davası Açılmasına Engel Olmaması”

Kira Sözleşmesinin Bulunmasının Ortaklığın Giderilmesi Davasına Engel Olmaması

paylı taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderilip mülkiyetinin değişmesi halinde kira ilişkisi doğrudan doğruya sona ermeyecek yeni malik 6100 sayılı Türk Borçlar Kanununun 351. maddesindeki hükümlere göre eskiden kurulmuş ilişkinin halefi olup kira müddetinin sonunu bekleyecek ya da ihtar ve ispat şartlarına uymak zorunda kalacaktır. Bu ilkeler gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir. DEVAMI… “Kira Sözleşmesinin Bulunmasının Ortaklığın Giderilmesi Davasına Engel Olmaması”

Konkordato Kararında Yer Almadığı Takdirde Borçlu Aleyhine İhtiyati Haciz Yapılabilir

Taraflar arasındaki “şikayet” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; (Adana ikinci icra Hakimliği)nce davanın kabulüne dair verilen 23/02/1999 gün ve 1999/379 E- 291 K. sayılı kararın incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Onikinci Hukuk Dairesinin 14/04/1999 gün ve 1999/3779-4743 sayılı ilamı ile; (…İhtiyati haciz kararı İİK.nun 289. maddesinde rehinli alacaklar müstesna olmak üzere mühlet içinde hiçbir takip yapılamaz ise de, ihtiyati haciz kararı tedbir niteliğinde olduğundan ve takip muamelesi sayılamayacağından mühlet, ihtiyati hacze karar verilmesine ve uygulanmasına engel sayılamayacağından şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir….. gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. DEVAMI… “Konkordato Kararında Yer Almadığı Takdirde Borçlu Aleyhine İhtiyati Haciz Yapılabilir”