Geçit Hakkı Davalarında Fedakarlığın Denkleştirilmesi Prensibi

Geçit hakkı tesisi bir taşınmaz mülkiyetini sınırlayan irtifak hakkı olmakla beraber özünü komşuluk hukukundan alır. Bu yüzden uygun geçit yeri saptanırken komşuluk hukuku ilkelerinin gözetilmesi zorunludur. Bunun doğal sonucu olarak da geçit hakkı davalarında davacının dava konusunda tam bir tasarruf yetkisi yoktur. Çünkü geçit gereksiniminin subjektif arzulara göre değil komşuluk hukukunun genel ilkeleri çerçevesinde objektif esaslara göre belirlenmesi, yine fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesinin bu tür davalarda en yoğun şekilde uygulanması gerekir. DEVAMI… “Geçit Hakkı Davalarında Fedakarlığın Denkleştirilmesi Prensibi”

Ecza Deposunda Görülen İşlerin Grev Yasağı Kapsamında Olması

ÖZET: Ecza deposunda görülen işlerin eczanelerden daha kapsamlı ve eczanelere eş değer işyerleri olduğundan grev ve lokavt yasağı kapsamındadır. Dava konusu ecza deposu işyerinin grev ve lokavt yasağı kapsamında olan yerlerden kabulü gerekir iken davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. DEVAMI… “Ecza Deposunda Görülen İşlerin Grev Yasağı Kapsamında Olması”

Grev Lokavt Dışı Kalacak İşçi Sayısı İçin Ek Tespit Yapılamayacağı

ÖZET: Grev lokavt dışı kalacak işçi sayısı bir kez tespit edildikten sonra yapılacak her ek tespit işlemi, grev etkisizleştireceği gibi yasaya da aykırıdır. Bu itibarla grev lokavt dışı kalacak işçiler konusunda Bölge Çalışma Müdürlüğü tarafından yapılan ek tespit işleminin iptaline karar verilmesi gerekir. DEVAMI… “Grev Lokavt Dışı Kalacak İşçi Sayısı İçin Ek Tespit Yapılamayacağı”

Toplu İş Sözleşmesini İmzalayan Sendikadan Başka Sendikanın Sözleşmeyi Değiştiremeyeceği

ÖZET: Bu durumda işveren sendikasının tarafı olduğu toplu iş sözleşmesini, sözleşmenin tarafı olmayan davalı işveren ile işçi sendikasının, işçi aleyhine değiştiremeyeceğini kabul etmek gerekir. Başka bir anlatımla toplu iş sözleşmesinde değişiklik ancak toplu iş sözleşmesinin taraflarınca gerçekleştirilebilir. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 25.01.2017 tarihli ve 2015/9-464 E.-2017/136 K. sayılı kararında da sözü edilen Protokolün geçerli olmadığı sonucuna varılmıştır. Hâl böyle olunca, davalı işveren ile işçi sendikası arasında imzalanan …… tarihli Protokolün geçerli bir protokol olduğundan söz edilemeyeceğinden bilirkişi raporunun “2009 Yılında İmzalanan Ek Protokolün Geçerli Sayılmaması Halinde” başlığı altında yapılan hesaplamanın bir değerlendirmeye tâbi tutularak dava konusu alacaklarla ilgili karar verilmesi gerekir. O hâlde, Mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. DEVAMI… “Toplu İş Sözleşmesini İmzalayan Sendikadan Başka Sendikanın Sözleşmeyi Değiştiremeyeceği”

İşverenin Banka Havalelerinde Açıklama Yazmaması Halinde Ücret Ödediğini İspatlayamadığının Kabul Edileceği

ÖZET: Davacı, davalının … Şubesinde üst düzey yönetici olarak çalışmıştır. Bu husus mahkemenin de kabulünde olup, bozma kapsamı dışında kalarak, kesinleşmiştir. Davacıya yapılan havaleler herhangi bir açıklama içermemektedir. Ücretin ödendiğini ispat yükü işverene ait olup, davalı işverenin, yaptığı ödemelerin salt işçinin ücretine ilişkin olduğunu ispatlayamadığı dikkate alındığında, brüt 62.830 TL ücret alacağının hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile havale tutarlarının mahsubu ile sonuca gidilmesi hatalıdır. DEVAMI… “İşverenin Banka Havalelerinde Açıklama Yazmaması Halinde Ücret Ödediğini İspatlayamadığının Kabul Edileceği”