Basının Haber Verme Şekli ve Eleştiri Sınırlarının Kişilik Hakkına Saldırı Niteliğinde Olmaması

Tüm bu açıklamalar ışığında; dava konusu yazı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, yayının güncel olduğu, kamu yararını amaçladığı ve kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik olduğu, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğindeki ifadelere yer verilmediği, haberin veriliş biçimi ve bütünlüğü çerçevesinde, kamuoyu gündemini uzun süre meşgul eden gezi olayları ve bu olaylar karşısında…Üniversitesi öğrencilerinin mezuniyet töreninde aldığı tutum değerlendirilerek basının haber verme hakkı ve eleştiri sınırları içerisinde haber yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. Daha fazla oku “Basının Haber Verme Şekli ve Eleştiri Sınırlarının Kişilik Hakkına Saldırı Niteliğinde Olmaması”

Osmanlı Devleti’nde 1831 Öncesi Nüfus Kaydı Olmadığından Vakıf Evlatlığının Tespiti Davasının Reddedilmesi

Yazının devamında vakfın ikinci özelliğinin ise serbest vakıf olduğu, Devlete ait toprakların sadece padişahlar ve vezirler tarafından serbest olarak vakfedildiği, burada vakfedilen şeyin toprağın rakabesi veya tasarruf hakkı değil sadece vakıf sahada yaşayan kişilerden alınan vergiler olduğu, bu tür vakıfların gelirlerinin, Devlet bütçesinden karşılanması gereken hizmetlere ayrıldığı; serbest vakıflara timar ve mülk idarecilerinin (sancakbeyi, subaşı gibi) giremeyeceği ve vakıf bölgede teftişde bulunamayacakları, vergi toplayamayacakları; bu görevlerin tamamen vakfın mütevellisine bırakıldığı, Selâtin vakıflarında bu şekilde bir uygulamaya gidilmesinin sebebinin vakfı çeşitli müdahalelerden uzak tutmak olduğu anlaşılmaktadır. Bu açıklamalardan anlaşıldığı üzere ortada güçlü delil olmadığı gibi, bir an için var olduğu düşünülse dahi, aksi dosya içeriği ile kanıtlanmıştır. Daha fazla oku “Osmanlı Devleti’nde 1831 Öncesi Nüfus Kaydı Olmadığından Vakıf Evlatlığının Tespiti Davasının Reddedilmesi”

Vasi Atanması İstendiğinde Sebeplerle İlgili Delil Sunulması Gerekliliği

Somut olayda mahkemece, resmi sağlık kurulundan rapor alınarak ilgilinin akli durumu değerlendirilmiş, kısıtlı adayına ait tapu kayıtları dosya arasına alınmış ise de; Türk Medeni Kanunu’nun 406. maddesi yönünden herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Hal böyle olunca yukarıda gösterilen yasal düzenleme karşısında; savurganlığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi iddiasına ilişkin olarak da taraflara delilleri sorulup gösterdikleri takdirde toplanarak tüm delillerin birlikte değerlendirmesi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Daha fazla oku “Vasi Atanması İstendiğinde Sebeplerle İlgili Delil Sunulması Gerekliliği”

Babalık Davasında Özel Yetkili Vekaletname Gerekir

Babalık davası, şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanımı niteliğindedir. Davanın vekil eliyle açıldığı hallerde, vekile bu konuda özel yetki verilmiş olması gerektiğinden (HMK.m.74), duruşmaya katılıp beyanda bulunan davacılardan … ile … dışındaki davacılar… ve … adına babalığın tespiti başvurusunda bulunan Av. …’ın vekaletnamesindeki bu husustaki eksikliğin tamamlanması için uygun süre verilmesi veya davacı asiller …’un yapılan işlemleri kabul ettiklerini dilekçeyle mahkemeye bildirmelerinden, Daha fazla oku “Babalık Davasında Özel Yetkili Vekaletname Gerekir”

Gaiplik Kararı Verilirken Ölüm Hakkında Kuvvetli İhtimal İspatlanmalı

Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 32. maddesine dayalı olarak gaiplik kararı verilmesi talebine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 32/1. maddesinde; ”Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir.” hükmü ile aynı Kanunun 35/2. maddesinde, ”Gaiplik kararı ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur.” hükmü yer almaktadır.

Daha fazla oku “Gaiplik Kararı Verilirken Ölüm Hakkında Kuvvetli İhtimal İspatlanmalı”