Aciz Vesikası

Hukukta Aciz Vesikası Ne Demektir?

Aciz vesikası kelimesi icra takibi sonucunda borçlunun haczedilebilir mallarının satılmasına rağmen, elde edilen gelirin alacaklının alacağını tamamen karşılamadığı durumlarda icra dairesi tarafından düzenlenen resmi bir belge için kullanılmaktadır. Bu belge, borçlunun borcunu ödeyemeyecek durumda olduğunu ve malvarlığının yetersizliğini gösterir. İcra ve İflas Kanunu’nun 143. maddesinde düzenlenmiştir. Daha fazla oku “Aciz Vesikası”

Aciz Vesikasının İİK’nin 68/1 Maddesinde Yazılı Belgelerden Sayılması

Borçlunun bu takibe her zaman itiraz hakkı olduğundan borçlunun itirazda bulunması üzerine, aciz vesikası İİK’nin 68/1 maddesinde yazılı belgelerden sayıldığı için, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir veya genel hükümler çerçevesinde genel mahkemelerde itirazın iptali davası açabileceğinden davacının ilamsız icra takibi yoluna başvurmadan doğrudan alacak davası açmasında da hukuki bir engel bulunmamakta, aksine davacının alacağının ilama bağlanmasında hukuki yararı bulunmaktadır. Daha fazla oku “Aciz Vesikasının İİK’nin 68/1 Maddesinde Yazılı Belgelerden Sayılması”

Aciz

Hukukta Aciz Kelimesi Ne Demektir?

Hukukta aciz kelimesi, hukukta aciz nedir, hukukta aciz ne demektir gibi soruların cevabı bu başlıktadır.

Aciz kelimesi hukukta ne anlama gelmektedir?

Aciz hukuken ödeme güçsüzlüğü anlamına gelmektedir. Bir ödeme yükümlülüğü altında bulunan kişinin bu ödemeyi yapamayacak durumda olmasına aciz hali denilmektedir. Sözleşmeden, haksız fiilden, sebepsiz zenginleşmeden veya geçerli bir hukuki sebebe dayanan tüm borç kaynaklarından ödeme yükümlülüğü doğabilir. Bunun karşılığında borçlu durumda olan tarafından ödeme güçsüzlüğü içerisinde bulunması ise aciz olarak isimlendirilmektedir.

Devamını oku

Borçlunun Aciz Hali İspatlanmazsa Tasarrufun İptali Davasının Reddine Karar Verilir

Somut olayda, davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir. Dava koşulları yönünden dosya incelendiğinde, davacının alacağının Kozan İcra Müdürlüğünün takip dosyasındaki alacağa dayalı olduğu, borcun kaynağının 20/02/2015 tarihli 50.000,00 TL miktarındaki çek olduğu, takibin kesinleştiği, alacağın gerçek olduğu sabittir. Ancak takip dosyasında borçlu şirketin adresinde yapılan hacizde; şirket işyerinin kapalı olduğu, etraftaki esnaftan şirket yetkililerinin sorulduğu, daha sonra borçlu şirket yetkilileri ile telefonla görüşüldüğünde borcu ödemek için süre istedikleri, çilingir temin edilemediğinden haciz işlemine son verildiği anlaşılmıştır. Buna göre; adresteki işyerine girilerek herhangi bir mal varlığına ilişkin tespit olmadığından haciz tutanağı İİK’nun 105. maddesi gereğince aciz belgesi niteliğinde değildir. Bu nedenle, borçlunun aciz hali ispatlanmadığından ön koşul yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Daha fazla oku “Borçlunun Aciz Hali İspatlanmazsa Tasarrufun İptali Davasının Reddine Karar Verilir”