Babalık Davasında Hak Düşürücü Süre Söz Konusu Değildir

Somut olay yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda değerlendirildiğinde, Anayasa Mahkemesi’nin Türk Medeni Kanunu’nun 301/4.maddesi hakkındaki iptal kararı yürürlüğe girmiş olduğundan, çocuk tarafından açılan babalık davasında artık herhangi bir hak düşürücü süre sözkonusu değildir. Daha fazla oku “Babalık Davasında Hak Düşürücü Süre Söz Konusu Değildir”

Soybağının Reddi Davası Açma Süresi Ergin Olunca İşlemeye Başlar

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 289. maddesinde; kocanın, doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl, çocuğun ise ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde soybağının reddi davasını açmak zorunda olduğunu, gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa, bir yıllık süre bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlayacağını, 291. maddesinde ise; dava açma süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesi veya gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hâllerinde kocanın altsoyunun doğumu ve kocanın ölümünü öğrenmelerinden başlayarak bir yıl içinde soybağının reddi davası açabileceklerini hükme bağlamıştır. Daha fazla oku “Soybağının Reddi Davası Açma Süresi Ergin Olunca İşlemeye Başlar”

Geçit Hakkı Davalarında Fedakarlığın Denkleştirilmesi Prensibi

Geçit hakkı tesisi bir taşınmaz mülkiyetini sınırlayan irtifak hakkı olmakla beraber özünü komşuluk hukukundan alır. Bu yüzden uygun geçit yeri saptanırken komşuluk hukuku ilkelerinin gözetilmesi zorunludur. Bunun doğal sonucu olarak da geçit hakkı davalarında davacının dava konusunda tam bir tasarruf yetkisi yoktur. Çünkü geçit gereksiniminin subjektif arzulara göre değil komşuluk hukukunun genel ilkeleri çerçevesinde objektif esaslara göre belirlenmesi, yine fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesinin bu tür davalarda en yoğun şekilde uygulanması gerekir. Daha fazla oku “Geçit Hakkı Davalarında Fedakarlığın Denkleştirilmesi Prensibi”

Vasi Atanması Davasında Kısıtlı Adayının Kayıtlı Yerleşim Yerindeki Mahkemenin Yetkili Olduğu

Dosya kapsamından kısıtlı adayının halen ruh sağlığı hastanesinde kaldığı anlaşılmakla, sağlık kurumuna konulma yeni yerleşim yeri edinme sonucunu doğurmayacağından ve kısıtlı adayının kuruma yerleştirilmeden önceki yerleşim yeri adresi de “100. Yıl Mah. 1271 Sok. No:7/2 Merkez/……” olduğundan uyuşmazlığın …… Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Daha fazla oku “Vasi Atanması Davasında Kısıtlı Adayının Kayıtlı Yerleşim Yerindeki Mahkemenin Yetkili Olduğu”

Yaş Düzeltilmesi Davasında Anneyle Çocuk Arasındaki Yaş Farkına Dikkat Edilmesi Gerekir

Doğum tarihinin düzeltilmesine ilişkin davalar diğer kayıt düzeltme davaları gibi kamu düzeni ile yakından ilgili bulunduğundan, hakim taleple bağlı kalmayarak kendiliğinden de yapacağı araştırma ile elde edeceği bulgulara göre ve öteki kayıtlarla çelişki meydana getirmeyecek şekilde karar vermek zorundadır. Doğum tarihinin düzeltilmesine karar verilen ile annesi arasında düzeltilen doğum tarihine göre 12 yıllık bir zaman farkı bulunmaktadır. Bir kadının bu yaşta doğum yapmasının tıbben mümkün olmadığı açık olup, hakim, nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken kayıtlar arasında çelişki olmamasına özen göstermeli, böyle bir sonucu doğuracak kararlar vermemelidir. Daha fazla oku “Yaş Düzeltilmesi Davasında Anneyle Çocuk Arasındaki Yaş Farkına Dikkat Edilmesi Gerekir”