Taşınmazın İmar Yenileme Alanında Bulunmasının Ortaklığın Giderilmesi Davası Açılmasına Engel Olmaması

TMK’nın 698/son maddesinde belirtilen “uygun olmayan zaman” TMK’nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralına göre, her paydaşın çıkarları gözetilerek mahkemece belirlenir. (HGK 30.04.1976 gün, 463 E. 1998 K.) Somut olayda dava konusu taşınmazın yenileme alanında kalmış olması uygun olmayan zaman olarak değerlendirilemez. Kaldı ki dosya içerisindeki belge ve yazışmalara göre belediyece şu anda herhangi bir imar yenileme çalışması da yapılmadığı anlaşılmaktadır. DEVAMI… “Taşınmazın İmar Yenileme Alanında Bulunmasının Ortaklığın Giderilmesi Davası Açılmasına Engel Olmaması”

Kira Sözleşmesinin Bulunmasının Ortaklığın Giderilmesi Davasına Engel Olmaması

paylı taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderilip mülkiyetinin değişmesi halinde kira ilişkisi doğrudan doğruya sona ermeyecek yeni malik 6100 sayılı Türk Borçlar Kanununun 351. maddesindeki hükümlere göre eskiden kurulmuş ilişkinin halefi olup kira müddetinin sonunu bekleyecek ya da ihtar ve ispat şartlarına uymak zorunda kalacaktır. Bu ilkeler gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir. DEVAMI… “Kira Sözleşmesinin Bulunmasının Ortaklığın Giderilmesi Davasına Engel Olmaması”

Ticari Kredilerden Kaynaklanan Davalarda Tüketicinin Koruması Hakkında Kanun’un Uygulanamayacağı

ÖZET: Davalı bankadan genel kredi sözleşmesi kapsamında ticari kredi kullanıldığı ve kredinin ticari/mesleki bir kredi niteliğinde bulunduğu, bu haliyle taraflar arasındaki sözleşmenin tüketici sözleşmesi niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır. Davada bankacılık işleminden kaynaklanan alacak talep edilmiş olup, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılacağından, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir husus yoktur. Bu itibarla, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekir. DEVAMI… “Ticari Kredilerden Kaynaklanan Davalarda Tüketicinin Koruması Hakkında Kanun’un Uygulanamayacağı”

Mesken Niteliğine Sahip Taşınmazın Satın Alınmasının Tüketici İşlemi Niteliğinde Olduğu

Somut olayda; davacı dava konusu meskeni ,davalı … ve ….. ile yaptığı sözleşmeye binaen almış olup, 4/8/2003 tarihli satım sözleşmesi dosya arasında mevcut bulunmaktadır. Tapuda ise, mesken diğer davalı …..tarafından devredilmiştir. Burada davalılardan ….. satıcı yüklenici, davacının ise tüketici olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin de tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekir. Bu noktada dikkate alınması gereken tarih dava tarihi olup, dava tarihi itibari ile uyuşmazlığa konu hususun 6502 sayılı Tüketici Kanununda açıkça yer alması karşısında davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olduğunun kabulü gerekirken davaya Genel Mahkeme sıfatı ile bakılması usul ve yasaya aykırıdır. O halde mahkemece, o yerde müstakil tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi, müstakil tüketici mahkemesi yoksa Tüketici Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedenidir. DEVAMI… “Mesken Niteliğine Sahip Taşınmazın Satın Alınmasının Tüketici İşlemi Niteliğinde Olduğu”

Tüketici Kredisinin Teminatı Olarak Sözleşmede Hesaplara Bloke Koyma Yetkisinin Düzenlenmesinin Haksız Şart Sayılmayacağı

ÖZET: Taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi ve taahhütname ile davacının davalı bankadan kullandığı kredinin teminatı olarak banka nezdinde bulunan tüm alacakları, mevduat ve bloke hesapları üzerinde hapis, mahsup ve takas etme yetkisini davalı bankaya verdiği açıktır. Banka bu yetkiyi davacının borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemediği takdirde kullanacaktır. Davacının bankadan aldığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesi gerekir. Ödememesi halinde kredi borcunun teminatı olarak bankaya sözleşmenin ilgili maddeleri gereğince yetki vermesinin haksız şart olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Zira davacı sözleşmenin her sayfasını ayrı ayrı imzalamış olup, serbest iradesi ile sözleşme şartlarına uygun olarak kredi borcu taksitlerinin bankadan aldığı maaşdan ödenmesi için muvafakatname verdiğine göre artık sözleşmenin söz konusu hükmünün müzakere edilerek kararlaştırılmadığı söylenemez. DEVAMI… “Tüketici Kredisinin Teminatı Olarak Sözleşmede Hesaplara Bloke Koyma Yetkisinin Düzenlenmesinin Haksız Şart Sayılmayacağı”