Kira Süresi 1 Yıldan Fazla Düzenlenmişse Uzama Dönemi Bu Süreye Tabidir

Taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesi geçerli olup tarafları bağlar. Kira sözleşmesinde 10 yıl olarak kararlaştırılan sözleşme süresi 31.03.2014 tarihinde dolmuş olup, bu tarihten itibaren 10 yıllık uzama süresi işlemeye başlayacağından, 31.03.2024 tarihinden önce bildirim yoluyla taşınmazın tahliyesinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış ve davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama kararı kaldırılarak, sonuç itibariyle doğru olan yerel mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle gerekçesi düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. DEVAMI… “Kira Süresi 1 Yıldan Fazla Düzenlenmişse Uzama Dönemi Bu Süreye Tabidir”

Fesih Bildiriminde Süre Kaçırılmışsa Yapılan Bildirimin Bir Sonraki Dönem Sonu İçin Geçerli Olması

TBK’ nun 328/son maddesinde; “Sözleşmede veya kanunda belirtilen fesih dönemine veya bildirim süresine uyulmamışsa, bildirim bir sonraki fesih dönemi için geçerli olur.” düzenlemesi bulunmaktadır. Bu durumda davalıya 09.01.2015 tarihinde tebliğ edilen ihtar TBK’ nun 328/son maddesi uyarınca bir sonraki fesih dönemi için geçerli olacağından, fesih bildiriminin altı aylık kira döneminin sonu için üç aylık fesih bildirim süresine uyularak yapıldığı ve davanın süresinde açıldığı anlaşılmakla işin esasının incelenmesi gerekirken, davanın süre yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” DEVAMI… “Fesih Bildiriminde Süre Kaçırılmışsa Yapılan Bildirimin Bir Sonraki Dönem Sonu İçin Geçerli Olması”

Taşınmazın İmar Yenileme Alanında Bulunmasının Ortaklığın Giderilmesi Davası Açılmasına Engel Olmaması

TMK’nın 698/son maddesinde belirtilen “uygun olmayan zaman” TMK’nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralına göre, her paydaşın çıkarları gözetilerek mahkemece belirlenir. (HGK 30.04.1976 gün, 463 E. 1998 K.) Somut olayda dava konusu taşınmazın yenileme alanında kalmış olması uygun olmayan zaman olarak değerlendirilemez. Kaldı ki dosya içerisindeki belge ve yazışmalara göre belediyece şu anda herhangi bir imar yenileme çalışması da yapılmadığı anlaşılmaktadır. DEVAMI… “Taşınmazın İmar Yenileme Alanında Bulunmasının Ortaklığın Giderilmesi Davası Açılmasına Engel Olmaması”

Kira Sözleşmesinin Bulunmasının Ortaklığın Giderilmesi Davasına Engel Olmaması

paylı taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderilip mülkiyetinin değişmesi halinde kira ilişkisi doğrudan doğruya sona ermeyecek yeni malik 6100 sayılı Türk Borçlar Kanununun 351. maddesindeki hükümlere göre eskiden kurulmuş ilişkinin halefi olup kira müddetinin sonunu bekleyecek ya da ihtar ve ispat şartlarına uymak zorunda kalacaktır. Bu ilkeler gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir. DEVAMI… “Kira Sözleşmesinin Bulunmasının Ortaklığın Giderilmesi Davasına Engel Olmaması”

Ticari Kredilerden Kaynaklanan Davalarda Tüketicinin Koruması Hakkında Kanun’un Uygulanamayacağı

ÖZET: Davalı bankadan genel kredi sözleşmesi kapsamında ticari kredi kullanıldığı ve kredinin ticari/mesleki bir kredi niteliğinde bulunduğu, bu haliyle taraflar arasındaki sözleşmenin tüketici sözleşmesi niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır. Davada bankacılık işleminden kaynaklanan alacak talep edilmiş olup, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılacağından, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir husus yoktur. Bu itibarla, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekir. DEVAMI… “Ticari Kredilerden Kaynaklanan Davalarda Tüketicinin Koruması Hakkında Kanun’un Uygulanamayacağı”