Toplum yaşamı içerisinde hayatta kalabilmek ve daha iyi şartlarda yaşayabilmek adına insanların birbirleriyle iletişimde olması, paylaşımda bulunması ve hatta alış verişte bulunması zorunluluktur. Sözleşmeler hukuku da bu zorunluluğun bir sonucu olarak doğmuştur. Modern hukuk sistemlerinin adeta temelini oluşturan Roma Hukuku’nda contractus olarak ifade edilen “sözleşme”, o dönemde hukuk düzeni tarafından kabul edilen, borç doğuran, taraflar arasında borç ilişkisi kuran bir hukuki işlem olarak kabul edilmiştir.

Sözleşmenin tanımı,  iki ya da daha fazla tarafın hukuki bir sonuç elde etmek üzere iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıdır. Anayasa’nın 48. maddesi ve Türk Borçlar Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca sözleşme özgürlüğü hukukumuzda prensip olarak kabul edilmiştir. Ancak bu özgürlüğün bir takım sınırlamaları mevcut olup, kişiler, kanunların ve emredici hükümlere aykırı sözleşme düzenleyemezler. Diğer bir deyişle, sözleşme düzenlenirken hukuk düzenin çizdiği sınırların dışına çıkılamaz. Tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarında bulunmaları suretiyle oluşturdukları sözleşmeler, bu sözleşmenin taraflarını bağlayacak ve bundan sonra tarafların müşterek rızası olmadıkça bu sözleşmeden dönülemeyecektir. Nitekim hukukta bu ilkeye ahde vefa ilkesi denilmektedir. 

Görüldüğü üzere sözleşmelerin düzenlenmesi ve düzenlendikten sözleşmelerin sona ermesi ya da sözleşmeyle üstlenilen borçların yerine getirilmesi noktasında doğan uyuşmazlıkların giderilmesi Anayasa, Medeni Kanun, Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu, Tüketicilerin Korunması Hakkında Kanun ve daha bir çok kanun ve ilgili mevzuata hakim olmayı gerektiren bir uzmanlık alanıdır. Bu nedenle sözleşme kurulmadan önce, tarafların dikkatli bir çalışma ortaya koymaları ve işin uzmanı avukatlarla çalışmaları esastır. Nitekim uygulamada kişiler, sözleşme ile kendileri için ne gibi hak ve yükümlülüklerin düzenlendiğini tam olarak bilmemekte ve kendi okuduklarından çok daha farklı sonuçların mahkemede karar olarak verildiğini görmektedirler.

Sözleşme daha kurulurken ileride yaşanması muhtemel sorunların çözümünde, sözleşmeler hukukuna hâkim olan eşitlik, nisbilik ve üçüncü kişiler aleyhine borç kurulamaması, sözleşmelerin rızailiği, sözleşme ilişklilerinde dürüstlük, sözleşmelerde ivazlılık (karşılıklılık), hakimin takdir yetkisine sahip olması gibi bir takım genel ilkelerin dikkate alınması gerekliliği yargı kararlarında dahi kabul edilmektedir.

Birtakım sözleşme tiplerinin nasıl ve ne şekilde kurulması gerektiği, hatta içerikleri dahi kanunla belirlenmiş olup, bunların dışında da hukuk düzeninin sınırları içerisinde tarafların dilediğince sözleşme tipi üretebilmesi mümkündür. Günümüzde en çok karşılaşılan sözleşme tipleri şunlardır;

  • Satış Sözleşmesi,
  • Mal Değişim Sözleşmesi,
  • Bağışlama Sözleşmesi,
  • Kira Sözleşmesi,
  • Ödünç Sözleşmeleri,
  • Hizmet Sözleşmeleri,
  • Eser (İstisna) Sözleşmesi,
  • Vekâlet Sözleşmesi,
  • Kredi Sözleşmesi,
  • Simsarlık Sözleşmesi,
  • Komisyon Sözleşmesi,
  • Saklama Sözleşmeleri,
  • Kefalet Sözleşmesi,
  • Ömür Boyu Gelir Sözleşmesi,
  • Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi,
  • Adi Ortaklık Sözleşmesi,
  • Arsa Payı Karşılığı Kat Yapım Sözleşmesi,
  • Cari Hesap Sözleşmesi,
  • Evlat Edinme Sözleşmesi,
  • Evlilik (Mal Rejimi) Sözleşmeleri,
  • Factoring Sözleşmesi,
  • Leasing Sözleşmesi,
  • Garanti Sözleşmesi,
  • Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi,
  • İbra Sözleşmesi,
  • Miras Sözleşmesi,
  • Yetki Sözleşmesi,
  • Tahkim Sözleşmesi,
  • Gizlilik Sözleşmesi,
  • Rekabet Yasağı Sözleşmesi,
  • Ön Alım (Şufa) Sözleşmesi,
  • Bayilik, Distribütörlük Sözleşmeleri

 

Yukarıda sayılan sözleşme tipleri örnek olarak sunulmuş olup, hukuken kurulması mümkün olan her türlü sözleşme tipinde Altınkan Avukatlık Bürosu, en iyi sözleşme avukatı hizmetinin yerine getirilmesinde aşağıdaki iş ve işlemleri yerine getirmektedir:

 

–    Sözleşme görüşmelerinin yürütülmesi,
–    Taraf iradelerine, tarafların faaliyet alanı ve amacını en uygun şekilde cevap verecek sözleşme metinlerinin hazırlanması,
–    Mevcut sözleşmelerin incelenerek lehe ve aleyhe hükümlerin tespiti ve düzenlenmesi,
–    Sözleşme hükümlerini ihlal niteliği taşıyan eylemlerin değerlendirilmesi, ihlal nedeniyle tazminat ve cezai şart hükümlerinin talep ve dava edilmesi,
–    Sözleşmelerin kanuna ve sözleşme metnine uygun şekilde sona erdirilmesi.
–  Sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda müvekkillerinin mahkeme ve/veya tahkim nezdinde temsil edilmesi ve sözleşmelerden kaynaklanan her türlü dava ve icra takiplerinde avukatlık hizmeti.

 

Altınkan Avukatlık Bürosu avukatları, Antalya merkezli olmak üzere tüm Türkiye’de gerçek ve tüzel kişilerin sözleşme hukukundan kaynaklı yukarıda sayılan iş ve işlemleri ile sözleşme hukukundan kaynaklı her türlü davalarda ve icra takiplerinde en iyi avukatlık hizmetini vermek için çalışmaktadırlar.

Sayılan işler ve dava tipleri genel anlamda ve örnekleyici olup, Altınkan Avukatlık Bürosu bünyesinde sözleşmeler hukukuna ilişkin her türlü avukatlık hizmeti verilmektedir.
Detaylı bilgi için randevu talep ediniz.