Kural olarak hukuki bir borç ilişkisinde tarafların eşit olduğu kabul edilir. Nitekim bu husus, Türk Borçlar Kanunu anlamında kanun koyucunun ilke olarak benimsediği bir husustur. Tarafların eşitliği ya da en azından benzer şartlar altında oldukları yönündeki bu kabule göre düzenlenen Borçlar Hukukunda eşit koşullara tabi oldukları varsayılan taraflar arasındaki ilişki de bu ilkeye göre düzenlenmiştir.

Ancak hukuki ilişkiye giren tarafların her koşulda eşit şartlara tabi olduğunu düşünmek, çoğu zaman adil olmayan sonuçların doğmasına yol açabilmektedir. Örneğin kurumsal yapısı ve arkasındaki ekonomik gücü göz önüne alındığında, bir banka ile sade bir vatandaşın hukuki ilişkiye girerken eşit koşullar altında olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Bir tarafta güçlü konumda olan ve ekonomik bir güce sahip olan bankayla, diğer tarafta bankaya muhtaç durumda olan ve bu sebeple hukuki ilişkide özgür iradesini yansıtamayarak bankanın sunduğu şartları kabul etmek zorunda kalan kişi mevcuttur. Aynı durum, bir müteahhit firmadan oturmak amacıyla daire satın alan kişiler bakımından da söz konusudur. Bu gibi örnekleri çoğaltmak mümkün olduğu gibi, bu anlamda Tüketici Hukukunun kapsamı günden güne yaygınlaşmaktadır.

Borçlar Hukukunun temeli niteliğindeki bir takım ilkelerin ve kanuni düzenlemelerin adaletli sonuçlar vermediği hallere ilişkin olarak çözüm sunmak amacıyla doğan ve uygulama alanı bulan Tüketici Hukuku, bu niteliğiyle taraflar arasındaki dengesizliği mümkün oldukça ortadan kaldırmak amacı taşımaktadır.

Gerek yürürlükten kaldırılan 4077 sayılı kanun, gerekse de 2014 yılında yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un birinci maddesi kanunun amacını belirtmekte olup, söz konusu ifade şu şekildedir:

Bu Kanunun amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik
çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve
bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir.

Kanunun amacını gösteren ilk maddesinden de anlaşılacağı üzere, kanunun ve Tüketici Hukukunun amacı  tüketiciyi, üretici karşısında korumaktır. Nitekim tüketici, üretici karşısında muhtaç konumda görülmüş ve tüketici kesim lehine, onu koruyacak ve gözetecek hükümler getirilmiştir. Öte yandan, Tüketici Hukukunun bu özel mahiyeti göz önüne alınarak söz konusu hukuk dalından doğan uyuşmazlıkları çözmek için de tüm yurt genelinde Tüketici Mahkemeleri kurulmuştur.

Altınkan Avukatlık Bürosu bünyesindeki avukatlar, Tüketici Hukukundan doğan davalar  ve görülecek işler bakımından müvekkillerin hassasiyetinin bilinciyle; müvekkilin hak ve sorumluluklarını, hukuksal alternatifleri ve işletilecek prosedürü müvekkile aktarıp, müvekkil taleplerine önem vererek hukuksal süreci başlatır ve takip ederler.

Bu bakımdan Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile düzenlenen tüketici hukuku kaynaklı ilişkiler ve buna bağlı hak ve sorumluluklar ile hukuki süreçlere hakim olan Altınkan Avukatlık Bürosu avukatları, Antalya merkezli olmak üzere tüm Türkiye’de tüketici davaları, tüketici hakem heyeti başvuruları ve her türlü tüketici iş ve işlemlerinin yerine getirilmesinde en iyi avukatlık hizmetini vermek için çalışmaktadırlar.

Büromuz bünyesinde aile hukuku kökenli olarak avukatlık hizmeti verilen dava tipleri genel olarak şu şekilde sayılabilmektedir:

 

  • Tüketici hukuku danışmanlığı;
  • Ayıplı mal ve hizmetlere ilişkin uyuşmazlıklar
  • Mal veya hizmetin ayıplı olması halinde ücretin iadesi, malın ücretsiz tamiri veya başka bir malla değiştirilmesi taleplerinin Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemeleri nezdinde takibi
  • Ayıplı Hizmetten kaynaklanan maddi-manevi zararın tazmini
  • Mesafeli sözleşmeler;
  • Tüketici davaları;
  • Tüketici hakem heyetlerine her türlü başvuru;
  • Tüketici hakem heyeti kararlarına ve bilirkişi raporlarına itirazlar
  • Tüketici sözleşmelerindeki haksız şartlara ilişkin uyuşmazlıkların çözümü
  • Kapıda satış, internet satışları, kampanyalı satışlar, taksitle satış sözleşmeleri, cayma hakkının kullanılması
  • Satıcı ile alıcı arasında yapılacak sulh görüşmeleri, protokole bağlanması
  • Ticari reklam ve yayından kaynaklanan davalar ve benzeri davalar
  • Sözleşmedeki haksız şartlar
  • Devremülk, paket tur, Abonelik Sözleşmeleri
  • Fiyat etiketi, garanti belgesi, tanıtma ve kullanma kılavuzu, satış sonrası hizmetler
  • Tüketici Mahkemeleri tarafından ürünlerin üretiminin, satışının durdurulması, malın toplatılması örnek alanlar olarak gösterilebilir.
  • Diğer dava ve işlerin takibi

    Sayılan dava tipleri ve işler genel anlamda ve örnekleyici olup, Altınkan Avukatlık Bürosu bünyesinde tüketici hukukuna ilişkin her türlü dava, başvuru ve iş bakımından avukatlık hizmeti verilmektedir.
    Detaylı bilgi için randevu talep ediniz.